Kıyaslamalı Hak İhlalleri Şimdi de 1990’ların 28 Şubat’ı ile 2000’li yılların 28 Şubatı’nın sebep olduğu hak ihlallerini arz edeyim; 1990-2011 yılları arasında “irtica” suçlamasıyla YAŞ kararlarıyla TSK’dan atılan personel sayısı:1635 1997-2001 yılları arasında istifa eden öğretmen sayısı (yaklaşık):11000 1997-2001 tarihleri arasında görevine son verilen öğretmen sayısı: 3527 1997-2001 tarihleri arasında…
Fahrettin Dağlı
-
-
15 Temmuz bir milattır İşte 15 Temmuz’da tam da bu iklimin hakim olmaya başladığı bir zamanda vuku buldu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören siyasal iktidar, bunu kendilerine altın tepsi içerisinde sunulan mutlak iktidara yürüyüşünün aparatı olarak değerlendirdi. İşte bu aşamadan sonra çıkarılan KHK’larla ülke çapında büyük bir sürek…
-
Evet, şimdi de 2000’li yılların 28 Şubat’ını yazmaya gayret edeceğim. Ama önce buraya kadar yazdığım 1990’ların 28 Şubat’ında yaşananların bir özetini yapayım; 1990’ların 28 Şubat’ının en kısa özeti şu olabilir: O günkü müesses düzen sahiplerinin kendi düzenlerini, iktidarlarını sağlama almaya yönelik emellerinin önünde en büyük engel olarak gördükleri bir kesimi…
-
Kendimle çatışma Bir de kendi iç dünyamla yaşadığım çatışma. Bir Müslüman olarak başörtüsünün farz olduğuna inanan ve örtülü olduğundan dolayı üniversitede eğitim hakkı elinden alınan bir kadının eşi olarak “Ben şimdi neredeyim? Kimin sopasını tutuyorum? Kimi, kim adına terbiye etmeye çalışıyordum? Burada işim ne? Ekmek için başka bir kapı mı…
-
Başörtü Yasağı Ve daha trajik olanı ise üniversitelerde yaşanan “Başörtü Yasağı” idi. Başörtülü kız öğrencilerin, bir yönetmelik bahane edilerek eğitim hakları ellerinden alınmaya çalışıldı. Ve bu süreçte büyük bir trajedi yaşandı. Okullarının son sınıflarına kadar gelmiş yüzlerce başörtülü kız öğrencinin eğitim hayatları söndürüldü. Aile facialarına sebebiyet verildi. Psikiyatrı kliniklerinde süründürüldüler.…
-
1990’lardan 2000’lı Yıllara 28 Şubat -II- Evet, süreci özetledikten sonra o sözkonusu süreçte yaşadığım hadiseler üzerinden mevzuu o dönemi yaşamayan genç kuşaklar için anlaşılır kılmaya çalışacağım. Beni insan hakları mücadele alanına süren sebepler Yaşadığım çocukluk ve gençlik yıllarım aynı zamanda şahsiyetimi inşa etti demiştim. Ailemizin ismiyle anıldığı babamın babası -dedem-,…
-
Üç, dört bölüm sürecek olan bu yazımda 1990’lı yıllarda başlayan ve bugün de farklı boyutlarda benzerlerini yaşamakta olduğumuz “28 Şubat” olarak isimlendirilen hukuksuz bir sürecin yol açtığı trajedileri anlatmak istiyorum. O yıllarda bir şekliyle sürecin şahidi birisi olarak hem gözlemlerim hem de hatıralarım üzerinden nasıl bir cenderenin içerisinde yuvarlandığımızı ve…
-
İnsanlar hayalleriyle, umutlarıyla, yarına dair hedefleriyle, idealleriyle, heyecanlarıyla hayata tutunurlar. Eğer insanları, bu beşerî / fıtri duygulardan yoksun bırakırsanız onları ruhen öldürmüş olursunuz. O artık yaşayan bir cenaze haline gelir. 1968 Kuşağı ve 1980 Darbesi Bu ülkede 1960’ların soğuk savaş dönemi sonrasında ister sağda ister solda 1968 kuşağı denilen jenerasyonun…
-
Türkiye ister istemez bir seçim atmosferine girmiş durumda. Yakın zamanda bir erken seçim mümkün olur mu, olmaz mı bilemiyorum ama iktidarın her alandaki başarısızlığı, metal ve mental yorgunluğu, tükenmişliği ister istemez siyaset heveslilerini yine sahaya sürüyor. Bu da tabiidir. Ancak burada merak edilen, bu durumun toplumsal menfaat açısından bir fırsata…
-
Hemen hemen her yazımda bu ülkede çok yünlü bir zulmün faal olarak cereyan etmekte olduğunu ifade etmeye çalışıyorum. Geçen bir arkadaşımız soruyor; “Mesela ne tür zulümler?” Bu arkadaşı tenzih ediyorum ama bugün faal olan zulümler konusunda “ne tür zulümler” sualini soran büyük çoğunluk maalesef zulüm konusunda çok sathi/eksik bilgiye sahip…
