Bir “akıl tutulması” yaşanıyor ve tabiri yerinde ise bir “Gölge boksu” yapılıyor. Bir konu var, bir tanımlama var. Bu konu tartışılıyor gibi gözüküyor, ama konunun dışında “hayal mahsulü” ve kişilerin oluşturduğu saplantılar tartışılıyor. Bilindiği gibi binlerce sözleşme yapılıyor ve yapılacak. Sözleşme hazırlanırken, sözleşmenin konusu, kapsamı, sözleşmede geçen kavramlar tanımlanır, süjelerin…
Köşe Yazıları ve Basın Bildirileri
-
-
Hâlihazırda Türkiye’nin gerek siyasetinde gerekse kamu idaresinde hâkim olan anlayış ve uygulama, maalesef, sadece hür-demokratik rejim standartları açısından değil, medenilik standartları açısından da kabul edilebilir olmaktan uzaktır. Özellikle ilk gruba girenler elbette eskiden de şu veya bu ölçüde aşina olduğumuz sorunlardı ama bu sorunların katlanılamaz boyutlara ulaşması esas olarak AKP’nin…
-
Köşe Yazıları
İSLAMİ ÇEVRENİN SAĞCI / MUHAFAZAKAR İKTİDARLA OLAN SINAVI-VI
by Fahrettin Dağlı 30 Haziran 2020İSLAMİ ÇEVRENİN SAĞCI / MUHAFAZAKAR İKTİDARLA OLAN SINAVI-VI Geçen yazımızda ‘İslamcı’ nitelemesi ile anılan Ak Parti iktidarları siyasetinin ‘İslam’ ile telif edilecek bir karakterinin / numunesinin olmadığını ve aynı zamanda bu nitelemenin yerinde olmayan yakışıksız bir yakıştırma olduğunu ifade etmeye çalışmıştım. ‘İslamcı siyaset’ yerine, ‘Müslümanca siyaset’in daha doğru bir ifade…
-
Neresinden tutsam ülkemin, kopmuş gidiyor,Güzel gün görmeye ömrüm yetmiyor. Bunu maalesef her dönemin okumuş, yazmış, insanları, düşünürleri hep söylemişler. Bugün de söylemeye devam mı edeceğiz? Akıl, bilim, vatan, millet, hürriyet, demokrasi istemek bu ülkede suç olabiliyor. Sıkıntı burası. Kriz yaratmak mahareti iktidarı elinde oluyor. AK Parti’nin baroların yapısında değişiklik yapmaya…
-
Köşe Yazıları
İslamcı Siyaset mi, Yoksa Müslümanların İdaresi mi?
by Fahrettin Dağlı 26 Haziran 2020Herhalde uzun yıllardır / asırlardır bu mevzu tartışılıyor. Bugün yine bütün ağırlığıyla gündemimizde oturmuş vaziyette. İktidara muhalif kesimler iktidarı ‘Siyasal İslamcı’ olarak niteliyorlar. İşin paradoksal tarafı da şu; iktidar bu suçlamaya itiraz etmiyor, tam aksi memnun gibi görünüyor. Toplumun büyük çoğunluğu ‘Siyasal İslam’ kavramının ne manaya geldiğini de bilmiyor. Aslında…
-
Köşe Yazıları
İslami Çevrenin Sağcı / Muhafazakar İktidarlarla Olan Sınavı -V-
by Fahrettin Dağlı 26 Haziran 2020Ak Parti sürecini anlatmaya devam ediyoruz. Bugünlerde Ak Parti için sık sık yapılan ‘Siyasal İslamcı’ nitelemesini son derece yakışıksız bir yakıştırma olduğu kanaatim ile başlayayım. Zaten bu ‘Siyasal İslamcı’ tanımlaması hiçbir zaman aklımın bir köşesine tam olarak oturamadı; eğrelti kaldı. Bu siyasi kültürü, ahlakı ve uygulamayı ‘İslam’ ile yan yana…
-
Köşe Yazıları
İslami Çevrenin Sağcı / Muhafazakar İktidarlarla Olan Sınavı -IV-
by Fahrettin Dağlı 22 Haziran 2020Yazı serimizin III. Bölümünde kısaca Ak Parti öncesi milli görüş geleneğinin siyasetini özetledik. Bu yazımla da Ak Parti serüvenini yazmaya başlıyoruz. İslami çevrenin iktidarla birlikte muktedir konumuna geçtikleri önemli bir süreç. Mahalle mukimlerinin ilk defa iktidar imkanlarıyla buluştuğu bir milat. Yazının III. Bölümünde kaldığımız yerden devam ediyoruz; Malum, 28 Şubat…
-
Köşe Yazıları
İslami Çevrenin Sağcı / Muhafazakar İktidarlarla Olan Sınavı -III-
by Fahrettin Dağlı 20 Haziran 2020Özal hükümetleriyle başlattığımız yazı serimize, Ak Parti Hükümetleri ile olan ilişkileri bağlamında devam ediyoruz. Ancak Ak Parti’ye gelmeden önce partinin kurucu kadrosunun eski siyasal mücadelesi ile ilgili kısa bir hülasa yapalım; bugünleri daha iyi anlamak ve anlamlandırmak adına… Milli Nizam Partisi ile başlayan bir siyasi yürüyüşün hormonal meyvesidir Ak Parti.…
-
Köşe Yazıları
İslami Çevrenin Sağcı / Muhafazakar İktidarlarla Olan Sınavı -II-
by Fahrettin Dağlı 17 Haziran 2020İslami mahalle sakinlerinin siyaset kurumu ile girdikleri ilişki biçimini ve bu ilişkilerinin boyutunu ve gerilerinde bıraktıkları zayiatları yazmaya devam ediyoruz. Özal iktidarları döneminde dindar mahalle mukimlerinin iktidarla olan münasebetlerinin kendilerini nerelere savurduğunu, yozlaştırdığını o dönemde yaşananlar üzerinden anlatmaya başlamıştık. İktisat ahlakının aşındırılmasıyla haram iktisadi ilişkilere nasıl girildiğini bahis konusu etmiştik.…
-
Dermân arardım derdime derdim bana dermân imişBürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş Niyazi Mısri’ye bunları söyleten sebep neydi acaba? Kendi kendime soruyorum, Hz. Adem’den beri Habil-Kabil’den itibaren, iyilik-kötülük mücadelesi hep olmuş, biz mi aklımızı kullanmıyoruz? Yoksa Ziya Paşa’nın dediği gibi; Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez,Bârân yerine dürr ü güher yağsa…
