Sosyal medyadaki takipçilerim benim uzun yıllardır iktidar politikalarına muhalefet ettiğimi bilir. İktidar döneminin bir bürokratıyken bile eleştirilerimi yapardım. 2005 yılında Bakanlıkta Teftiş Kurulu Başkanıyken hükümetlerin iktidardan düşmelerinin en büyük sebebi olan “yolsuzluk” konulu bir paneli organize ederek gelecekte vuku bulması muhtemel sosyal ve ekonomik çözülmelere dikkat çekmeye çalışmıştım. Ne yazık…
parti
-
-
Türkiye’de öteden beri ‘’politika’’ ile ‘‘devlet yönetimi’’, ‘’politikacı’’ ile ‘’devlet adamı’’ arasında ayrım yapmak âdettendir. Bu iki etkinlik türü nitelikleri bakımından birbirinden büsbütün farklı sayılır. Nitekim, öyle (çok) “devlet meseleleri”miz vardır ki, bunlar demokratik siyasetin alanına girmez ve politikacıların inisiyatifine bırakılamazlar. Bilinmedik bir şey değil: Bizde bir ‘’hükümet politikaları’’ vardır…
-
Ülkemizde hem iktidara hem de muhalefete mensup elitler demokrasiyi hararetle, heyecanla savunuyor, müdafaa ediyor. Zahiren sanki ülkede ciddi bir demokrasi talebi varmış gibi görünüyor. Ancak bu, sanal bir aldatmacadan ibarettir. Büyük çoğunluğun demokrasi talebi, kendilerinin ve ideolojilerinin iktidar olması arzusundan ibarettir ve bu gerçekleştiğinde talepleri de sona erer. Bunlara “demokrasi…
-
Ülkemizde hem iktidara hem de muhalefete mensup elitler demokrasiyi hararetle, heyecanla savunuyor, müdafaa ediyor. Zahiren sanki ülkede ciddi bir demokrasi talebi varmış gibi görünüyor. Ancak bu, sanal bir aldatmacadan ibarettir. Büyük çoğunluğun demokrasi talebi, kendilerinin ve ideolojilerinin iktidar olması arzusundan ibarettir ve bu gerçekleştiğinde talepleri de sona erer. Bunlara “demokrasi…
-
Köşe Yazıları
Ülkenin Namuslu, Erdemli İnsanları Siyasette İnisiyatif Almalılar
by Fahrettin Dağlı 25 Mayıs 2025Bugün Türkiye’de kurulu 160 parti var. Bunların pek çoğu tabela partisi, bir kısmı butik ideolojik grupların kurduğu partiler ve bir kısmı da büyük iddialarla çıkıp halktan yeterli desteği görmeyince şanslarını başka baharlara bırakanlar. Bu tabloya rağmen halen yeni partiler kuruluyor. Siyasi iklim böyle devam ederse önümüzdeki zamanlarda parti kuruluş çalışmaları…
-
Siyasetin ahlakı, toplumsal ahlaktan ayrı bir değerlendirme konusu mudur? Siyasetin ahlakı bu ülkede hep konuşuldu. Siyasilerin seçim meydanlarında yalan yanlış beyanlarda, gerçekleşme ihtimali olmayan taahhütlerde bulunmaları, dün ak dediklerine sonra kara demeleri, siyasi muarızlarına ağza alınamayacak hakaretlerde bulunup sonra siyasi izdivaçta bulunmaları ve son olarak Gelecek Partisinden istifa edip iktidar…
-
Türkiye’nin cumhuriyete, demokrasiye, çok partili siyasi rejime geçişi halkın güçlü talebinin ve mücadelesinin bir sonucu değildir. Bu tercihler, Türkiye devletinin elitlerinin masa başında aldıkları kararların meclis onayı ile ilan edilmesi ile hayata geçmiştir. Halk iradesinin tecellisi olarak kabul edilmediği için de cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde demokrasi ve hukuk devleti anlayışı…
-
Günümüzde siyasî partiler ‘’demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları’’ olarak görülmektedirler. Bunun temel nedeni, modern demokrasilerin doğrudan-demokratik değil de temsilî rejimler olmalarıdır. Temsilî demokrasilerde ise, tabiatıyla, yurttaşların siyasete katılımı esas olarak partiler aracılığıyla gerçekleşmektedir. Siyaset bilimi ve anayasa hukuku kitaplarında siyasî partilerin sosyo-politik sistem içinde yerine getirdikleri işlevlerin sayılıp açıklanması âdettendir.…
-
Vaktiyle Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) yan kuruluşu olarak bilinen ‘’Ülkü Ocakları’’nın genel başkanlığını da yapmış olan Sinan Ateş’in kurban gittiği cinayetin soruşturulması etrafında gelişen -en hafif deyimiyle- tuhaf olaylar serisi dava aşamasında daha da göze batar hale gelmiş görünüyor. Herkesin bildiği gibi, bu ‘’tuhaflıklar’’ın hepsi MHP’yle bağlantılıdır, MHP bunların odağında…
-
Gerek Erdoğan’ın ve gerekse diğer partili aktörlerin geçmişleri ve bugünün siyasetindeki söylemleri ve bazı uygulamaları bu soruyu sıklıkla sorduruyor. AKP toplumun muhalif kanadında çok az istisna dışında “İslamcı” veya “Siyasal İslamcı” olarak nitelenmektedir. AKP’de de aksine bir beyan söz konusu olmayınca adeta bu yakıştırmadan zımni olarak memnun olunduğu düşünülmektedir. AKP…
