Hür ve medenî bir toplum için hukukla demokrasi vazgeçilmez iki değerdir. Başka bir deyişle, aynı anda hem doğru anlamda hukuku hem de demokrasiyi yerleşik ve istikrarlı hale kavuşturamamış olan bir siyasî sistem medenî bir toplum hayatına imkân veremez. Sorun şu ki, bu iki siyasî ideal (hukuk ile demokrasi) her zaman…
Demokrasi
-
-
Devlet yönetiminin halkın rıza ve onayına dayanmasından, ‘’demokrasi’’den filan sitayişle bahsetmemize bakmayın, aslında devletlerin varlığı biz yönetilenlerin istek ve irademizden bağımsızdır. Devletler ne sözleşmeci teorisyenlerin varsaydıkları gibi birer ‘’sosyal sözleşme’’yle, hatta ne de herhangi bir şekilde yönetilenlerin rızasıyla kurulmuşlardır. Devletler yönetilenler için birer emri vâki veya oldu-bitti olarak vardırlar. Yani…
-
Günümüzde siyasî partiler ‘’demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları’’ olarak görülmektedirler. Bunun temel nedeni, modern demokrasilerin doğrudan-demokratik değil de temsilî rejimler olmalarıdır. Temsilî demokrasilerde ise, tabiatıyla, yurttaşların siyasete katılımı esas olarak partiler aracılığıyla gerçekleşmektedir. Siyaset bilimi ve anayasa hukuku kitaplarında siyasî partilerin sosyo-politik sistem içinde yerine getirdikleri işlevlerin sayılıp açıklanması âdettendir.…
-
Türkiye siyasi tarihi darbeler tarihidir dersek abartmış olmayız. Çok partili siyasi sisteme geçildiğinden bu yana çoğu iktidarların yolu darbelerle kesilmiştir. 12 Eylül’ün yıl dönümü vesilesiyle bir daha o acı günleri hatırlamanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu yazıda kısmen bunun sebeplerini irdelemeye çalışacağım. 1960 İhtilalinde henüz bebektim. Rahmetli babam CHP belde başkanıymış. O…
-
İnsanların çoğu otoriterizm, diktatörlük, istibdat ve benzeri antidemokratik ve antiliberal rejimlerin bedhah veya kötü niyetli kişi yahut kişiler tarafından yukarıdan aşağıya doğru tek taraflı bir şekilde kurulduklarını düşünme eğilimindedir. Bu düşünüş tarzı baskıcı rejimlerin ortaya çıkmasında yönetilenlerin kusuru olmadığını, yurttaşların bu gibi rejimlerin sadece mağdurları olduklarını ima eder ve dolayısıyla…
-
Egemenlik bir siyasî toplumdaki en üstün otoritenin nihaî kaynağına işaret eder. Tarihsel olarak egemenlik mutlak kralların kendilerine rakip olan sosyal ve siyasî güçlere –başta kiliseye ve feodal aristokrasiye- karşı kendi konumlarını güçlendirme arayışı içinde ortaya çıkmıştır. Bu arayışın sonucu da, egemen olan bir hükümdarın (kralın) tepesinde yer aldığı, hiyerarşik olarak…
-
Geçen hafta ilginç bir şey oldu: Cumhuriyet gazetesi kendisince makbul olan ‘’hukuk ve siyaset dünyası’’nın ileri gelenlerinden de yardım alarak, 1961 Anayasasının ‘’en demokratik anayasa olduğu’’na kamuoyunu ikna etme kampanyası başlattı. Muhalefet blokunun geçen 28 Şubat’’ta açıkladığı ‘’Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’’ önerisinde yer alan 1961 Anayasası hakkındaki bir-iki eleştirel gözlem Kemalistleri…
-
Türkiye siyaseti, demokratik parlamenter rejime geçişten bu yana lider merkezli bir yapı üzerinden gidiyor. Öyle ki, oy kullanan milyonlar kendilerine vekalet verilmesi talebinde bulunanların kimler olduğunu, nasıl bir siyasi tasavvura sahip olduklarını bile bilmiyorlar. Sadece baştaki liderin karizmasına, performansına bakarak bir hüküm sahibi oluyor. Liderler de bir süre sonra bu…
-
Savaş, ne yazık ki, insanoğlunun tarihi boyunca kaçınamadığı evrensel bir gerçek. Savaşla ilgili asıl sorun, insanların onun kötülüğünün farkında olmamaları veya bu noktayı gözden kaçırmaları değildir. Elbette, akıl ve ruh sağlığı yerinde olan herhangi bir kişi savaşın zararlı, kötü, hatta “şeytanî” bir şey olduğunu bilir veya en azından onu bu…
-
Çeyrek yüzyıl önce kaleme aldığım “Alternatif Fobiler: Din ve Demokrasi” başlıklı yazıyı şöyle bitirmiştim: “Sonuç olarak, Türkiye’de demokrasinin en temel açmazı, yukarıda işaret edilen iki-yönlü kıskaçtan bir türlü kurtulamamasıdır. Bir yandan laikçi Kemalistlerin din ve demokrasi fobisi, öbür yandan da çatışmacı İslamcıların demokrasi fobisi Türkiye’deki demokrasi çabalarını zora koşmaktadır. Çözüm,…
