Bu satırların yazarının da içinde yer aldığı Türkiye’nin siyaset ve anayasa teorisyenlerinin en azından bir kısmının 1990’lı ve 2000’li yıllar boyunca siyasî rejimimizin tahlilinde en çok başvurdukları kavramlardan biri, hatırlanacağı gibi, “vesayet” idi: Cumhuriyet’le birlikte Türkiye bürokratik-Kemalist bir vesayet rejimi altına girmişti ve bir türlü tam olarak demokratikleşememesinin temel nedeni…
AKP
-
-
Cuma hutbesinde imam kürsüde: “Önümüzdeki Cuma günü 15 Temmuz Şehitleri için Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Millet Camii’nde Mevlit okunacaktır, hepiniz davetlisiniz.” diye ilanen duyurdu. Şimdi diyeceksiniz ki, “Bunda ne var? Millet Camii’nde şehitler için mevlit okunacak. Burada sizi rahatsız eden ne var?” Öyle ya, gayet doğal bir ilan! Katılan katılır; katılmayan katılmaz!…
-
Siyasî partiler esas olarak temsilî rejimin uygulanma araçlarıdır. Partiler 18. yüzyıl sonları ile 19. yüzyıl başlarında iktidarı ele geçirme arayışı içindeki rakip olan gruplar veya hizipler olarak ortaya çıkmışlarsa da, zamanla siyasî sistem içinde artan rollerine paralel olarak sürekli faaliyet gösteren disiplinli örgütlere dönüşmüşlerdir. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren siyasî partilerin…
-
15 Temmuz bir milattır İşte 15 Temmuz’da tam da bu iklimin hakim olmaya başladığı bir zamanda vuku buldu. 15 Temmuz’u “Allah’ın bir lütfu” olarak gören siyasal iktidar, bunu kendilerine altın tepsi içerisinde sunulan mutlak iktidara yürüyüşünün aparatı olarak değerlendirdi. İşte bu aşamadan sonra çıkarılan KHK’larla ülke çapında büyük bir sürek…
-
Hatırlanacağı gibi, zamanın genelkurmay başkanı 28 Şubat’ın bin yıl süreceğini söylemişti de çoğumuz onun saçmaladığını düşünmüştük. Aslında hiç de saçmalamıyordu, çünkü onun kast ettiği literal anlamda ‘’bin yıl’’ değil, fakat ‘’rejim’’in kalıcılığı veya değişmezliği idi. Söz konusu olan, seçimlerden kimin ‘’galip’’ kimin ‘’mağlup’’ çıktığı veya hangi partinin gelip hangisinin gittiği…
-
İnsanlar hayalleriyle, umutlarıyla, yarına dair hedefleriyle, idealleriyle, heyecanlarıyla hayata tutunurlar. Eğer insanları, bu beşerî / fıtri duygulardan yoksun bırakırsanız onları ruhen öldürmüş olursunuz. O artık yaşayan bir cenaze haline gelir. 1968 Kuşağı ve 1980 Darbesi Bu ülkede 1960’ların soğuk savaş dönemi sonrasında ister sağda ister solda 1968 kuşağı denilen jenerasyonun…
-
Köşe Yazıları
Evrensel değerlere karşı sözde millî ve manevî değerler
by Mustafa Erdoğan 6 Şubat 2022Son bir hafta içinde Türkiye’de ilk bakışta birbiriyle ilişkisiz görünen iki gelişme meydana geldi. Önce Resmî Gazete’de ‘’millî ve manevî değerlerimiz’’in devlet tarafından korunmasında yeni bir aşamayı temsil eden bir genelge yayımlandı. Ardından, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Osman Kavala’yı hukuka aykırı olarak hapiste tutmaya devam eden Türkiye’ye karşı başlattığı ‘’ihlâl…
-
Köşe Yazıları
Müslümanlar için Nisa 105-115 Ayetler ne ifade ediyor?
by Fahrettin Dağlı 5 Şubat 2022İstanbul Büyük Şehir Belediyesi ile ilgili savcılıklara intikal eden soruşturma dosyalarından çıkan bilgiler bir daha bizleri İslami düşüncenin nasıl bir erozyona uğradığını; yaşadığımız bu musibetlerin hangi sebeplere istinat ettiğini bir daha kör göze parmak misali göstermiş oldu. Ancak bunun gibi kişi ve kurumlara, adalete ve eşit yurttaş hukukuna aykırı olarak…
-
Türkiye gibi, ‘’Adalet mülkün temelidir’’ sözünü herkes diline pelesenk ettiği halde, özel ve kamusal hayatlarında adaletten bu kadar uzaklaşmış olan başka bir toplum az bulunur. Evet, bugünkü Türkiye, bırakınız kurum ve uygulamalarında adaleti hayata geçirmeyi, onu temel bir değer ve ideal olmaktan bile çıkarmış, adaleti adeta ‘’defterden silmiş’’ durumdadır. Elbette…
-
AKP iktidarının yirminci yılında, bütün bir toplumun özgürlük, esenlik ve refahı, dirlik ve düzeni ve dünyadaki yeriyle ilgili olan hemen hemen her konuda Türkiye maalesef tam bir batağa saplanmış durumdadır. Onun için, siyasî iktidarın popülaritesinin azalmasında şaşılacak bir şey yok. Bu durumda, Erdoğan yönetiminin toplumsal desteğinin azalmasına paralel olarak muhalefetin…
