Savaş, ne yazık ki, insanoğlunun tarihi boyunca kaçınamadığı evrensel bir gerçek. Savaşla ilgili asıl sorun, insanların onun kötülüğünün farkında olmamaları veya bu noktayı gözden kaçırmaları değildir. Elbette, akıl ve ruh sağlığı yerinde olan herhangi bir kişi savaşın zararlı, kötü, hatta “şeytanî” bir şey olduğunu bilir veya en azından onu bu…
Mustafa Erdoğan
-
-
Geçen 16 Ocak’ta bu gazetede çıkan yazımda muhalefet blokunun Türkiye için gelecek vizyonunun ne olduğu sorusunu sormuş ve parlamenter hükûmet sistemine geri dönmek dışında kalan temel konulardaki görüşlerinin belirsizliğinden yakınmıştım. Bu belirsizliğe örnek olarak işaret ettiğim sorunlar arasında şunlar da yer alıyordu: İdeolojik kimliği, din-devlet ilişkileri ve aşırı merkeziyetçi üniter…
-
Son yıllarda Türkiye’nin mer’î hukukunun, altında yatan anlayışa paralel olarak, doğru bir ‘’hukuk’’ anlayışından büsbütün uzaklaşmış olduğu bir sır değil. Pratikte bu şu demek: Türkiye’de görünüşte bir hukuk düzeni var ama gerçekte bu ‘’hukuk’’ zorbalığın bir kılıfından ibaret. En başta şunu görmemiz gerekiyor: Türkiye’nin sözde ‘’hukuk düzeni’,’ hem kavramsal olarak…
-
Köşe Yazıları
Evrensel değerlere karşı sözde millî ve manevî değerler
by Mustafa Erdoğan 6 Şubat 2022Son bir hafta içinde Türkiye’de ilk bakışta birbiriyle ilişkisiz görünen iki gelişme meydana geldi. Önce Resmî Gazete’de ‘’millî ve manevî değerlerimiz’’in devlet tarafından korunmasında yeni bir aşamayı temsil eden bir genelge yayımlandı. Ardından, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Osman Kavala’yı hukuka aykırı olarak hapiste tutmaya devam eden Türkiye’ye karşı başlattığı ‘’ihlâl…
-
İfade özgürlüğü konusunda Türkiye’de tam bir ikiyüzlülük yaşanıyor. Neredeyse herkes ifade özgürlüğünün vazgeçilmez değerde olduğunu ve genel bir temel hak teşkil ettiğini söylüyor veya en azından buna inandığı görüntüsü veriyor. Oysa somut olaylar ve olgular karşısında aldıkları tutumlara baktığınızda, sözde ifade özgürlüğü taraftarlarının büyükçe bir kısmının gerçekte buna inanmadıklarını görüyorsunuz. …
-
Türkiye gibi, ‘’Adalet mülkün temelidir’’ sözünü herkes diline pelesenk ettiği halde, özel ve kamusal hayatlarında adaletten bu kadar uzaklaşmış olan başka bir toplum az bulunur. Evet, bugünkü Türkiye, bırakınız kurum ve uygulamalarında adaleti hayata geçirmeyi, onu temel bir değer ve ideal olmaktan bile çıkarmış, adaleti adeta ‘’defterden silmiş’’ durumdadır. Elbette…
-
Gündelik siyasetin dili her yerde az-çok problemlidir; genellikle olduğundan daha haşindir, yer yer kırıcı ve yaralayıcıdır. İlk bakışta tuhaf görünen bu olgunun ilk akla gelen nedeni, siyasî mücadelenin özünü, başarısı rakiplerin saf dışı bırakılmasına bağlı olan iktidar arayışının –iktidarı elde etme ve koruma arayışının- oluşturduğu gerçeğidir. Bir de, malum, iktidarın…
-
Son yıllarda Türkiye’de siyaset yapma tarzına ârız olan, birbiriyle ilişkili iki yönelim özellikle dikkat çekiyor. Bunlardan biri, kitlelerin bilgisizliğine diğeri ise komplocu mantığına yatırım yapmaktır. Popülizm de bu ikisini birbirine bağlayan ana referansı oluşturuyor. İkincisinden başlarsak, Türkiye’de politikacıların komplocu mantığa çok sık referans yapmaları getirisi yüksek olan bir siyaset yapma…
-
AKP iktidarının yirminci yılında, bütün bir toplumun özgürlük, esenlik ve refahı, dirlik ve düzeni ve dünyadaki yeriyle ilgili olan hemen hemen her konuda Türkiye maalesef tam bir batağa saplanmış durumdadır. Onun için, siyasî iktidarın popülaritesinin azalmasında şaşılacak bir şey yok. Bu durumda, Erdoğan yönetiminin toplumsal desteğinin azalmasına paralel olarak muhalefetin…
-
Köşe Yazıları
‘’Hakikat sonrası’’ çağ ya da ‘’Toplum içinde toplum’’
by Mustafa Erdoğan 22 Ocak 2021Malum, ‘’hakikat-sonrası’’, ‘’hakikatin ölümü’’ vb. deyimlerin ima ettiği fenomen neredeyse bütün dünyada son birkaç yılın entelektüel-politik gündeminin baş sıralarında yer alıyor. Bu ve benzeri terimlerle, olgulara dayanan objektif -veya en azından objektif olmayı amaçlayan- bilgi arayışının yerini sübjektif inanç ve görüşlerin alması ifade edilmektedir. Başka bir deyişle, hakikati daha az…
