Gerek Erdoğan’ın ve gerekse diğer partili aktörlerin geçmişleri ve bugünün siyasetindeki söylemleri ve bazı uygulamaları bu soruyu sıklıkla sorduruyor. AKP toplumun muhalif kanadında çok az istisna dışında “İslamcı” veya “Siyasal İslamcı” olarak nitelenmektedir. AKP’de de aksine bir beyan söz konusu olmayınca adeta bu yakıştırmadan zımni olarak memnun olunduğu düşünülmektedir. AKP…
Fahrettin Dağlı
-
-
İktidar taraftarları daha önce İstanbul ve şimdilerde Ankara’da sergilenen teknofest üzerinden bir PR çalışması yürütmektedirler. İktidar yüklü harcamalardan çekinilmeyen büyük reklam kampanyalarıyla bu faaliyeti duyurup en azından kendi seçmenini motive edebilme gayretinde. Elbette bir ülkenin savunma sanayii ve kendini güvene alma çabası önemlidir. Dünyadaki tüm ülkeler buna çok büyük harcamalar…
-
Hamaset adeta siyasetçilerin gıdası olmuş. Onsuz yapamıyorlar. Belki de söyleyebilecekleri akıllı mantıklı sözleri yok. Onun için de söz dönüp dolaşıyor; “din, devlet, vatan, bayrak” edebiyatına geliyor veya geçmişe özlemlerini şairane vaazlarla aktarıp kitleleri coşturmaya ve oradan bir siyasi başarı elde etmeye çalışıyorlar. Halbuki siyaset, muhatabı olduğu halkı tanıma, bilme, onların…
-
Köşe Yazıları
Kişinin En Büyük Sermayesi Güvenilmektir / İtimat Edilmektir
by Fahrettin Dağlı 9 Nisan 2023Malum daha önce Londra Belediye Başkanlığına Hint kökenli bir Müslüman seçilmişti. Son günlerin sosyal medyada en çok paylaşılan haberlerinden birisi de, Pakistanlı bir baba ve Kenyalı bir anneden doğan Hamza Yusuf’un İskoçya Başbakanlığına seçilmesiydi. İskoçya halkı için muhtemelen sıradan bir siyasal tercih. Bizim gibi Müslüman toplumlarda ise hayreti mucip bir…
-
Ülkemizde meydana gelen tarihimizin en büyük deprem felaketinden sonra yine kendimize dönüp, “niye bu haldeyiz; İslam dünyasının hali nedir böyle?” diye hayıflanıp durmaya başladık. Yine birinin çıkıp “deprem şu kötü, zararlı adamların söz ve fiillerinden dolayı başımıza geldi” demesini bekledim. Ancak deprem bölgesinde ülkenin muhafazakar kesimine mensup vatandaşların yoğun olarak…
-
Cuma hutbesinde imam kürsüde: “Önümüzdeki Cuma günü 15 Temmuz Şehitleri için Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Millet Camii’nde Mevlit okunacaktır, hepiniz davetlisiniz.” diye ilanen duyurdu. Şimdi diyeceksiniz ki, “Bunda ne var? Millet Camii’nde şehitler için mevlit okunacak. Burada sizi rahatsız eden ne var?” Öyle ya, gayet doğal bir ilan! Katılan katılır; katılmayan katılmaz!…
-
Bütün mesele, amaçla aracın yer değiştirmesidir. İlim ve ahlak ehli erdemli bir insanın siyaset yapmadaki temel amacı, saikı, yönetmeye talip olduğu toplumu daha adil bir şekilde nasıl yönetebileceğini; hangi vasıta ve araçlarla bunu yapabileceğini, başarabileceğini ve bu araçların / vasıtaların ne kadar meşru, helal ve ahlaki olup olmadıklarını düşünebilme samimiyet…
-
Türkiye siyasetinin yine en önemli, en kronik hastalıklarından birisi de popülizmdir; reel-politik söz, davranış ve eylemlerdir. Yani, daha anlaşılır ifadeyle halk için halka yalan söylemeleridir! “Neden buna başvuruyorsunuz” diye sual ettiğimizde ise, “başka türlü siyaset olmaz” gibi koca bir yalana başvuruyorlar. Yani, yalanları yalanla örtüyorlar; hakikati gizliyorlar. Bunun ne demek…
-
Çok partili siyasi yaşama geçişten bu tarafa yaşanan 70 yıllık parlamenter sistem siyasete ilgi duyanlar için çok cazip gelmiş ve de hala cazibesini koruyarak devam ediyor. Sermaye, nüfuz, şöhret sahipleri, aşiret ağaları, bürokrasiden emekli olanlar için siyaset kurumu hep iştah kabartıcı bir alan olmuş. Fani dünya diyerek çıkılan siyaset kulvarında…
-
Bugüne kadar onlarca defa yazdım ve muhtemelen daha da çok yazacağım. Çünkü AK Parti iktidarının en büyük handikabı siyasetin finansmanıyla ilgili. Hatırladığım kadarıyla sağ siyasette hep şu konuşuldu; siyaset yapmak sermaye gerektirir. Bir sermaye birikimi olmadan başarılı olma imkânı yoktur. Yani, “paranın açmayacağı kapı yoktur” anlayışı… Kitle de buna inandırılmış.…
