Bir süredir ortalıkta ‘’Atatürkçülüğün sivilleşmesi’’ veya sivil bir Atatürkçülüğün doğması gibi sözler dolaşıyor. Bununla, Atatürkçülüğün eskiden olduğu gibi dar bir asker, bürokrat ve aydın grubunun sekter ideolojisi olmaktan çıkarak toplumda geniş bir taban bulmaya başladığına işaret edilmek isteniyor. Bu arada, Atatürkçülüğün yükselişinde, AKP liderliğinin ‘’yerleşik düzen’’ nezdinde iktidarını meşrulaştırmak için…
ideoloji
-
-
Son günlerde yine kör bir kuyunun dibinde birbirimizle söz yarıştırıyoruz. Siyasi iklim o kadar baş döndürücü hızla değişiyor ki, takip etmek, anlamlandırmak adeta imkansız gibi… Bundan bir yıl önce Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a teşekkür edeceğini rüyamızda görmüş olsaydık güler geçerdik. Ama olamaz dediğimiz onlarca hadisenin vukuuna şahitlik etmekteyiz.…
-
Dün itibariyle PKK lideri Abdullah Öcalan, liderliğine bağlı başta PKK olmak üzere tüm örgütsel unsurların silahlarını bırakıp kendilerini feshetmeleri çağrısında bulundu. Çağrı diye adlandırıyoruz ama bu tür kült örgütlerin liderlerinin ağzından çıkan her söz emir telakki edilir. Öcalan kamuoyuna açıklanan mektubunda örgütün kendini feshetmesi çağrısıyla yetinmemiş aynı zamanda, “aşırı milliyetçi…
-
Siyaset kurumu iyice kilitlenmiş durumda. 15 Temmuz’dan sonra inşa edilen yeni siyasi rejim demokratik sistemlerin olmazsa olmazları olan kuvvetler ayrılığını adım adım tasfiye ederek tüm gücü yürütmenin emrine verdi. Her namuslu, ahlaklı, erdemli vatandaş şu soruya adil bir cevap bulmaya çalışmalıdır: Bugün TBMM olmasa bu Türkiye’de yürütülmekte olan siyasal rejim…
-
Tarihçiler Çanakkale savaşında binlerce lise ve medrese / üniversite mezunu ve 100 bin civarında lise ve üniversite öğrencisinin cephede şehit olduğundan bahsederler. Bu durum sonraki süreçlerde yeni Türkiye Cumhuriyeti için olumsuz etkileri olan çok büyük bir kayıptı. Böylece devletin kurumlarının inşasında görev alacak genç ve eğitimli bir nesil toprağın altına…
-
Bu satırların yazarının da içinde yer aldığı Türkiye’nin siyaset ve anayasa teorisyenlerinin en azından bir kısmının 1990’lı ve 2000’li yıllar boyunca siyasî rejimimizin tahlilinde en çok başvurdukları kavramlardan biri, hatırlanacağı gibi, “vesayet” idi: Cumhuriyet’le birlikte Türkiye bürokratik-Kemalist bir vesayet rejimi altına girmişti ve bir türlü tam olarak demokratikleşememesinin temel nedeni…
